Güneşli Gece - Nodar Dumbadze

Dumbadze, Gürcü edebiyatının en etkili isimlerinden, belki de en önemlisi. Ekşi’de, hakkında sadece iki entry de olsa, yaklaşık otuz yıl önce bir romanı Türk okuruna ulaşmıştı. Şimdi Dumbadze, ülkemiz okurlarıyla yeniden buluşuyor. Güneşli Gece ile. Güneşli Gece, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Tiflis’te geçen hikâyenin ana kahramanı Temo’nun yaşadıkları üzerinde nefes alıp veren bir roman. Sürgünden dönen Temo yaşamı, aşkı, âşık olduğu denizi ve güneşi en baştan tanımlamaya koyulur. Değişime uğrayan tüm kavramları. Daha önce, kendisine başka başka duygular ifade eden kavramlar bütünüyle değişmiştir. Bunlar olurken okur olarak biz, Dumbadze’nin sarsıcı kalemini, tercih ettiği metaforlarla yoğunlaşmış anlatısını hayranlıkla izliyoruz. Bu arada, hemen belirtelim kapakta tasarımcımız Sancar Dalman’ın tercih ettiği çiçekler ise romanın içinde denize düşen Ortancalar. Teşekkürler Dalman. Bu kadar güzellik içinde, ne diyelim diye çok düşünmeyelim, bu kitap “(…) uykusu olmadığı için uyumayanın, uykusu olduğu halde uyumaması gerektiği için uyumayanın da şerefine olsun. Her ikisi 
de gündüzün olmasını bekliyor. Şerefine olsun gecenin (…)” diyelim, kitabın ortasından konuşarak.
 

Karanfilsiz - Hakan Şenocak

Hakan Şenocak, Karanfilsiz’de de tüm anlatılarında olduğu gibi, gerçeği efsunlamaya gerek duymadan fantastik olanı ustaca oluştururken gerçeği kullanıyor, ardından sizin karşınıza düşün sahiciliğiyle dikiliyor. Böylesi güçlü bir teknikle örülmüş öykülerinden birisinin ilk cümlesiyle harika bir anlatı ormanında kayboluyorsunuz ve kendinizi son cümlede yakalıyorsunuz. Hızla. İşte, edebiyatımızda Şenocak’ı benzersiz yapan bu eğilimler ve tercih ettiği teknik. Kitabı kapatıyorsunuz, ama içeride anlatılanlardan uzaklaşamıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, zihninizde hikâye devam ediyor! 

"Hakan Şenocak, fantastikle gerçek arasındaki geçişlerle ustaca oynayarak, ama gerçeküstünü gerçeği vurgulamada satranç taşı gibi kullanarak, insan yüreğinin karmaşasına, güzelliğine eğiliyor ve bunu yaparken kusursuz bir dil ustalığı gösteriyor. Öyküleri sağlam, duyarlı ve çekici."

İnci Aral

"Günlük yaşantımızda nesneleri, mekanları veya olayları kendi parçamız haline getiririz. Oysa Hakan Şenocak, algımızı tersine çevirir: Onun öykü kahramanları bir nesnenin, mekanın veya olayın parçasıdır. Bu yaklaşım, kanımca çok yeni ve olağanüstü önemli. Hakan Şenocak, öykülerinde yeni bir algı dizgesi kurarken, dil ve biçim yönünden de köklü bir değişimi haber veriyor.

Gürsel Korat

"Hepimizin, herkesin öykücüsü Hakan Şenocak."

M. Sadık Aslankara

 

Avcısını Taşıyan Ceylan - Erkan Aslan

              Avcısını Taşıyan Ceylan, Erkan Aslan’ın ilk kitabı. Bir çocuğun iç dünyasından anlatılan öyküler yerel söyleyişlerle de canlandırılıyor, kurguda bir gerçekçilik sağlıyor. Anne, baba, dede, nine, doğa yer buluyor kendine. Ayrıntılı bir anlatıma sahip olsa da okurun ayrıntılarda kaybolmasına izin vermeyen bir kurgu söz konusu. Genç öykücülüğümüzde kendine ait bir üslupla kendi rengini okurlarına gösteren Erkan Aslan, yeni ile geleneksel olanı bir araya getirerek özgün bir eser veriyor

 

Sivrisinek Şehirde - Erlom Ahvlediani

              “Ay sıradan bir sokak lambası değildir, bunu herkesbilir. Kim bilmiyorsa, zamanı gelince öğrenir.”

              Yukarıdaki cümle, içinde masmavi gözlü bir sivrisineğin uçtuğu bu romandan. Katilini arayan bu kanatlının romanı, Sivrisinek Şehirde. Sadece onun da değil: kednini ararken kurbanıyla karşılaşan Cimşer’in, grafoman bir yazarın, gördüklerini farklı değerlendirebilme yetisi olan Lia’nın, Lia’yı pek anlamayan abisi Gia’nın yollarının nasıl kesiştiğini anlatan öyküsü. Herkesin ve aslında hiç kimsenin. Farklı katmanlarda ilerleyen olay örgülerini başarılı bir şekilde okuyucuya aktaran Ahvlediani, bu romanıyla, bilinç akışında bize de bir yer açıyor kendimizi bulabilmemiz için.

 

Sayfa :1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10