Avcısını Taşıyan Ceylan - Erkan Aslan

              Avcısını Taşıyan Ceylan, Erkan Aslan’ın ilk kitabı. Bir çocuğun iç dünyasından anlatılan öyküler yerel söyleyişlerle de canlandırılıyor, kurguda bir gerçekçilik sağlıyor. Anne, baba, dede, nine, doğa yer buluyor kendine. Ayrıntılı bir anlatıma sahip olsa da okurun ayrıntılarda kaybolmasına izin vermeyen bir kurgu söz konusu. Genç öykücülüğümüzde kendine ait bir üslupla kendi rengini okurlarına gösteren Erkan Aslan, yeni ile geleneksel olanı bir araya getirerek özgün bir eser veriyor

 

Sivrisinek Şehirde - Erlom Ahvlediani

              “Ay sıradan bir sokak lambası değildir, bunu herkesbilir. Kim bilmiyorsa, zamanı gelince öğrenir.”

              Yukarıdaki cümle, içinde masmavi gözlü bir sivrisineğin uçtuğu bu romandan. Katilini arayan bu kanatlının romanı, Sivrisinek Şehirde. Sadece onun da değil: kednini ararken kurbanıyla karşılaşan Cimşer’in, grafoman bir yazarın, gördüklerini farklı değerlendirebilme yetisi olan Lia’nın, Lia’yı pek anlamayan abisi Gia’nın yollarının nasıl kesiştiğini anlatan öyküsü. Herkesin ve aslında hiç kimsenin. Farklı katmanlarda ilerleyen olay örgülerini başarılı bir şekilde okuyucuya aktaran Ahvlediani, bu romanıyla, bilinç akışında bize de bir yer açıyor kendimizi bulabilmemiz için.

 

Emanet Gece - Mehmet Ergün

Mehmet Ergün'ün öyküleri emanet bir geceden, emanet bir günden; insanın kendine, toplumun insana dayattığı sınırlar ve sınırlarla yüzleşme çabasına açılıyor.

 

Ergün, kurduğu mahallede, insanın suçla arasındaki mesafeyi okura adımlatıyor. Kahramanların dost, âşıkların yalnız olabileceği hâlleri taşıyor yazarın kurduğu "ev akşamları".

 

YOK - Çağnam Erkmen

Makyajınızı silin. Ya da erkekseniz kravatınızı çıkarın. Kendinize bir kahve yapın. Kabul edin, her ne olursa olsun yalnızsınız. Hayatınızda kim ya da ne varsa, bu böyle. Çağnam Erkmen böyle söylüyor. 
Koltuğunuza oturun. Elinizde kahve. Kitabı okumaya başlayın. Kadın-erkek ilişkileri. Aşk, hırs, tutku, ayrılık, kibir, sevgi, ihanet... Aslında bunların hiçbiri yok. Aşk hastalıklı bir duygu. Çağnam Erkmen böyle söylüyor. İkna olursunuz. Bu etki, sadece içerikle ilgili değil tabii. Üslup, teknik, biçim, oluşturulan gerçeklik usta işi. Karakterlerin sarsıcı yaşamlarıyla kendinizinkini karşılaştırın. Bu kentli öykülerin karakterleriyle çok da farkınız yok. Kırılmayın. Sadecedikkat edin. Öykülere. Dikkatli okuyun onları. Aşk yok.

 

Sayfa :1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10